Her şeyin başı saygı!

Değerli okurlar, saygı, insanı insan yapan değerlerin belki de en temelidir. Buna karşın, günümüzde hızla erozyona uğradığını görüyoruz. Bu, ne yazık ki kişisel ilişkilerden tutun da ulusal ve uluslararası politikalara kadar uzanan geniş bir yelpazeyi etkiliyor. Peki, bu saygı neden bu kadar önemli? Ve nasıl oluyor da temel bir değer olmasına rağmen sürekli olarak ihlal ediliyor?
Saygı, bir toplumun temel taşıdır ve sosyal dokunun korunmasında hayati bir rol oynar. Birbirimize olan saygımızı kaybettiğimizde, sosyal yapımızı, toplumsal barışı ve hatta demokratik kurumlarımızı tehlikeye atarız. Örneğin, son zamanlarda siyasi arenada şahit olduğumuz saygısızlık, siyaset üstüne kurulu bir tiyatroya dönüşmüş gibi. Rakip partilerin birbirlerine olan saldırgan tutumları, medyanın olayları çarpıtarak sunması, vatandaşın bir diğerine tahammülsüzlüğü... Tüm bunlar, saygının olmamasının doğrudan sonuçlarıdır.
Saygı, özünde bir diğerine değer vermek ve onun görüşlerini, hislerini, haklarını ve varlığını kabul etmek demektir. Basit bir ‘Merhaba’ ile başlayan bir selamlaşmadan, insanların kültürel, dini ya da kişisel farklılıklarına hoşgörüyle yaklaşmaya kadar geniş bir skalada kendini gösterir. Bir politikacının rakip görüşteki bir bireyin fikrini ciddiye alması, bir işverenin çalışanına karşı adil davranması, bir öğretmenin öğrencisine adil ve eşit bir yaklaşımda bulunması... Hepsi saygının farklı tezahürleri.
Ancak, günümüzde hızlı tüketim kültürü ile birlikte, saygı da tüketilebilir bir hale gelmiş gibi görünüyor. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen tartışmalarda bile, farklı fikirleri kabul etmek yerine, onları alt etme çabası daha baskın. Saygıyı yeniden kazanmanın yolu ise aslında çok basit: Dinlemek, anlamak ve kabul etmek.
Keza ikili ilişkilerde de saygıyı öncelik alarak hareket etmekte büyük fayda var. Bir şeylerden dolayı kavga edebilir, tartışabilir ya da fikir ayrılığı yaşayabiliriz. Bunun çok doğal bir durum olduğunu unutmadan saygıyı asla kaybetmemeliyiz. Unutmayın, saygı biterse her şey biter. O yüzden önceliklerimizi iyi belirlememiz iletişimde büyük rol oynar.
Toplumsal olarak saygıya dayalı bir yaklaşım benimsediğimizde, çok daha sağlıklı bir toplumsal yapı inşa edebiliriz. Bu hem bireysel hem de toplumsal refahın artması anlamına gelir. Ne de olsa, bir toplumun ne kadar ileri gittiği, o toplumdaki bireyler arasındaki saygı düzeyiyle doğru orantılıdır. Saygı, her birimizin daha iyi bir insan olmasını sağlar. Ve unutmayalım ki, her şeyin başı saygıdır; çünkü insanlık, ancak saygı ile yükselir.
Sadece birbirimize karşı değil, doğaya, hayvanlara, geçmişimize ve geleceğimize karşı da saygılı olmalıyız. Küçük bir tebessüm, açık bir kulak ve anlayışlı bir kalp, saygının bize kazandıracağı kazanımlardır. Bu yolda ilerlerken, saygının sadece bir erdem değil, aynı zamanda bir zorunluluk olduğunu da hatırlatmak isterim.
Velhasıl kelam, düzeni saygıyla inşa etmek toplumları daha medeni yapar. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine çıkmanın yegane yolu da bundan geçer. Eğer ülkemizi ve toplumumuzu daha ileriye taşımak istiyorsak saygıya özen göstermeliyiz. Daha iyi bir dünya için, daha saygılı bir toplum olma yolunda ilerlemek dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürkan Yüksel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.