Doyumsuzluk batağı

Değerli okurlar, şu hayatta pek az şey vardır ki, doyasıya yaşanmasında sakınca bulunsun. Ama iş "doyumsuzluk" mertebesine varınca, öykümüz biraz karışıklaşmaya başlar. Doyumsuzluk, hazzın peşinde koşarken hayatımızın diğer renklerini solgun bırakabilen bir duygu hali. İnsan, " daha fazla"nın peşine düşüp, "yeterince"nin kıymetini unuttuğu anda işler arapsaçına dönebilir.
Doyumsuzluk, en basit tabiriyle, asla tatmin olamamak demektir. Ne kadar çok sahip olursa olsun, daha fazlasını isteyen kişi, aslında kendi iç dünyasında derin bir boşlukla yüzleşir. Bu durum, aşırı tüketim toplumunun da bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Her yeni model telefon, her çıkan moda trendi, "olmazsa olmaz"mış gibi sunuluyor. Ama unutmayalım ki, bu sonsuz tüketim çarkı içinde gerçek mutluluğu yakalamak neredeyse imkânsız.
Sorun şu ki, doyumsuzluk sadece maddi dünyayla sınırlı kalmıyor. İlişkiler, başarılar, sosyal statü gibi konularda da kendini gösteriyor. İnsan, sürekli daha iyi bir iş, daha mükemmel bir partner, daha büyük bir ev peşinde koşarken, mevcut anın tadını çıkarmayı unutuyor. İşte burada "şükretmek" kavramı devreye giriyor. Ne sahip olduğumuzun farkına varmak, ona değer vermek ve onunla mutlu olmak, doyumsuzluk duygusunu besleyen o kısır döngüyü kırmak için birebir.
Peki, doyumsuz olmanın zararları nelerdir? İlk olarak, sürekli bir tatminsizlik hali söz konusu oluyor. Bu da stres, kaygı ve hatta depresyona yol açabiliyor. Ayrıca, sürekli daha fazlasını istemek, kişinin mevcut ilişkilerini zedeleyebilir. Dostluklar ve aile bağları, sürekli bir "daha iyisi" arayışı içinde göz ardı edilebilir. Üstelik, sürekli bir beklenti içinde yaşamak, insanı anın güzelliklerinden mahrum bırakır. Günün sonunda, gerçekten değerli olan şeyler gözden kaçırılır.
Doyumsuzluğu besleyen bir diğer etken ise sürekli karşılaştırma yapma eğilimi. Sosyal medya bu konuda oldukça "yardımcı" oluyor. Başkalarının hayatlarındaki en parlak anlar sürekli göz önünde bulundurulduğunda, kendi hayatımız soluk ve eksik görünebilir. Ancak unutulmamalı ki, her fotoğraf karesi, yaşanan o anın tam hikayesini anlatmaz.
Öyle ki en lüks evde oturan bir insan dahi eğer doyumsuzluk içerisindeyse elinde bulundurduğu güzel şeyleri görmezden gelip daha fazlasına imrenerek bakar ve anın tadını çıkaramaz. Komedyen Cem Yılmaz bir gösterisinde bu duruma güzel bir örnek vermişti. Arkadaşıyla birlikte Bodrum’da lüks bir yazlığın havuzunda vakit geçirirken, arkadaşının, “İmkânın olacak da şunu yapacaksın” tarzındaki yaklaşımından bahsederek doyumsuzluğun anın keyfini nasıl kaçırdığını izleyicilerine anlatmıştı.
Doyumsuz olmak, sizi hayatın basit ama önemli lezzetlerinden uzaklaştırır. Gerçekten önemli olan şeyleri, mesela bir arkadaşla içilen kahvenin tadını, kitap okumanın verdiği huzuru, sevdiğiniz biriyle geçirilen sessiz bir öğleden sonrayı kaçırmanıza neden olabilir. Hayatın, daha fazlasını aramaktan ziyade, sahip olduklarımızla mutlu olmayı öğrenme süreci olduğunu hatırlamak gerek. Doyum noktasını bulmak, belki de en büyük başarıdır. Doyasıya yaşamak için, doyuma ulaşmak lazım!
Velhasıl kelam, elbette ki bahsetmeye çalıştığım şey; kötü bir hayata saygı duyalım, kıymetini bilelim değil, onun yerine hayatımızdaki güzellikleri görmezden gelmeden anın tadını mevcudiyetler dahilinde çıkarmaya çalışalım. Unutmayalım, geçmiş geçmişte kaldı, gelecek ilerliyor ancak şu an bizim elimizde. Hayatımızın anlamından kopmadığımız bir gelecek dileğiyle, sağlıcakla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürkan Yüksel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.