ÖMÜR BOYU BEDELLİ ASKERLİK YAPACAKLARA HAYIR DİYORUM.

Başlık biraz şaşırtabilir bu bedelli bildiğiniz gibi değil. Iki tür bedelli askerlik var. Sizin bildiğiniz bedelli askerlikr her sene gündeme gelen parasını ödedinmi otuz günde askerlik görevini yapıp bedelinin para ile ödendiği. Bu normal bir uygulamadır, süresi var, tutarı var, adı koyulmuş. Her noktası detaylandırılıp anlaşmaya varılmış. Alan memnun satan memnun.

Esas önemli olan süresi bir türlü bitmeyen bedelli askerlik. Ömür boyu bitmeyen askerlik. Diğerinden bir başka farkı ise burada para vermiyorsun para alıyorsun. Para aldığın kişinin çıkarına uyduğu sürece askeri oluyorsun. Bu sistemde bedelli askerliğin bitmesi için mutlaka çıkar çatışması olması gerekli. Ya parayı ya desteği kesmeli ya da bir başkası daha fazlasını vermeli. Böylelikle bir ömür komutanların değişsede askerliğin hep sürmeli. Sahiplerinin ödediği fark senin ederin, karşılığında herşeyini verdiğin tutar ise senin bedelin.

Şu enfilasyonist ortamda herşeyin fiyatı almış başını giderken durmadan artarken bir tek insanın fiyatı düştü, ucuzladı. Yok pahasına meydanlara saçıldı. Az bir çıkarı olsun ne doğrusu kalıyor ne etiği ne da ahlakı. Hep bu yüzden çekiyoruz, başladığımız işleri projeleri bitiremiyor ya da bir adım öteye götüremiyoruz. Acaba diyorum bizmi insan seçmeyi beceremiyoruz. İki günde değişiyor ortam, bedeli olanlar hangi yönden eserse essin kendilerini rüzgara bırakıyorlar. İki gün sonrada pişmanlıktan sürünüyorlar.

İnsan vefalı olacak. Kimse yanında yokken onu yanına alıp, yol yordam öğretip, kapıların açılmasını sağlayanları ve kapılarını sonuna kadar açanları üç beş kuruşa, anlık çıkara satmayacak. Nasıl başladı ise öyle kimseyi zora sokmadan çamur atmadan ilişkisini sonlandıracak. Atasözlerimizde, deyimlerde olduğu gibi. Çıktığın hiç bir kapıyı sert kapatma belki geri dönmek zorunda kalabilirsin.

Ben de ders alamadım gittim bir türlü şu hayatta. Içimdeki insan sevgisi, müteşebbis ruh, ülkemize milletimize çevremize fayda sağlayacak bir konu oldumu bodozlama dalıyoruz. Yanımızda kim var ince eleyip sık dokumuyoruz. Sonra hiç ummadğımız anda kendi takımımızdan gol yiyoruz. Bu da demek olyorki. Kimseye hakkettiğinden fazla değer vermeyeceksin. Üç kuruşluk adama on kuruşluk muammele gösteririsen kalkıp sana yedi kuruşun hesabını sorar. Insanları belli kültürel ve sektörel tecrübelerinden sonra bu basit manevralar çok yorar. Hiç ummadık ortamlarda değer verdiğin insanlar karşısında size zor durumlara sokar. İyi niyetlerimizi bir bir yargılayıp asma vakti belki çoktan gelmişitir. Hep bu son olsunla geçirdik hayatı artık bu ilk olsuna döndü ibremiz. Yeniden belirleniyor kırmızı çizgilerimiz.

Böyle üstü kapaklı bir yazı oldu ama isim vererek yazmak hoş olmaz üstüne alınması gerekenler alınır. Bir faydası olurmu bu yazının sanmam. Can çıkıyor ama huy o kazısan çıkmıyor. Konuşsan anlatsan yok olmuyor. Eğer tecrübesizsen bu tür olaylar karşısında saç yolduruyor. STK lar ile kamuya, halka ve bu konularda gönüllü dostlara destek amaçlı çalışmalarımız oluyor ve her defasında başlarken iyi olan kısa bir süre sonra sanki bir değnek deymiş gibi büyü bozuluyor. İnsan bozuluyor, ilişkiler, ortam amaçlar bozuluyor. Destek oldukların bir anda ulaşılmaz adam oluyor. Sonrada ortada kabak gibi kalıyor.

Bu yazımızda çok atasözü ya da deyime yer vermis gibi olacağız ama yeri geldimi monte etmek lazım. Taş yerinde ağırdır. Yer edinmek o kadar kolay değil, azıcık yer edinir gibi olunca kıvırmak işte bu insanın içini acıtır. Lakin dürüst olan bir duruşu çizgisi olan eğilsede yıkılmaz kırılmaz tevazu içinde eğildiği gibi doğrulur ve hayatın içinde o kişi en kıymetli değerlerle yoğrulur. Bu değerlere sahip olmayan toz toprak, kurumuş yaprak gibi başı boş savrulur.

Sizin yıllarca uğraşarak kurduğunuz ilişki bağlarını, birilerinin ayakkabı bağı gibi kullanmasına izin vermeyin.  Dostluğun bir maliyeti var bunu bedelli askerler için tüketmeyin. Hem kendinize hem çevrenize ayıp etmeyin.  Adeleti çok farklıdır bu dünyanın tepetakla attırır birde arkadan baktırır. Bize yine varsın olsun her şeyin hayırlısı olmak düşer, Allahu Alem. Ne mutlu bu iki keliminen varsa kıymetini bilen.

Biraz sitemkar oldu amah hep aynı cahillikler, hainlikler yaşanmamalı. Yordu bizi bu bizdede alışkanlık yapmamalı. Bir ömür bedelli askerliğe hayır diyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yasin Pamuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Nedret Demir - Kalemine yüreğine sağlık değerli kardeşim .

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 05:42
02

Yasin Pamuk - @Nedret Demir 01 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkürler kıymetli abim üstadım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 23:12