Karnenin Sağ Tarafı!

Çok kıymetli okuyucularım, bugün sizlerle “Karne” ye bakacağız.

Hepimizin karnesi olmuştur. Her ilk ve orta okul okuyan insan bununla tanışık, yani hepimizin ortak belgesidir bu.

Bildiğiniz üzere karne, ilk ve ortaöğretim veren okullarda, her öğretim dönemi sonrasında öğrenciyi ve öğrenci velisini bilgilendirme amaçlı verilen, öğrencilerin ders başarı puanlamalarını gösteren bir belge. İlk sayfada öğrenci bilgileri, alınan dersler, derslerin dönem sonu başarı puanlaması ve yıl sonu ağırlıklı başarılı puanları, öğrencinin devam-devamsızlık durumu var. İkinci sayfada rehber öğretmenin öğrenci ile ilgili görüşleri ve davranış notları bulunuyor. Davranış notlarının ise sınıf geçme ve diploma notuna etkisi yok.

Şimdiki karnelerde de var ama 1970’lerin karnesinde içerik daha farklıydı.

İlkokul karnelerinin sol tarafında Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler gibi derslerin notları yer alırdı. Sağ tarafında ise öğrencilerin ve velilerin pek de önem vermediği “Hâl/Gidiş” notu bulunurdu. Bu bölümde “Arkadaş ilişkilerinden” “Alışkanlıklara” kadar 10 civarında “Sosyal davranış” değerlendirilirdi. Bazılarını hatırlayalım.

Davranışlar -Davranış Gelişimi

Temizlik Alışkanlığı

Beslenme Alışkanlığı

Arkadaşları ile Geçimi ve Yardımseverliği

Kurallara Uyma

Bağımsız Olarak İş Yapabilme Gücü

Planlı ve Düzenli Çalışma Alışkanlığı

Eşya, Araç ve Gereçleri Dikkatli Kullanma ve Koruma Alışkanlığı

Başkaları ile Birlikte Çalışabilme Alışkanlığı

Aldığı Görevi Yerine Getirme Başarısı

Boş Zamanlarını Değerlendirme Alışkanlığı

Hani darbeden sonra mı oldu, hayatımızda bir darbe mi oldu, öyle bir dönem yaşadı ki insanlar ve toplum, hep dertleri karnenin sol tarafı idi. Onunla yatıp onunla kalkıyor hep sayısal puan hayalleri kuruluyordu. Özel hocalar, dershaneler herkes çılgınca test çözüyordu.

Büyüklerimizden gelen yönlendirme ve takdir isteğiyle hep karnenin sol tarafına (Matematik, Fen, Türkçe vb. dersler) odaklanır olduk. Karneyi alan öğrenci ve velilerin neredeyse hemen hepsinin ilk baktığı yer karnenin sol tarafıydı. Böylece uzunca bir dönem ihmal edildi sağ taraf. Herkes test çözme, diğer öğrenciden daha yüksek puan alma derdindeydi. Daha çok puan. Puanı aldın mı her şey tamamdı. Dakika da bilemem kaç test çözüyor olmaktı başarı kıstası. Sınavda kaç puan aldığıydı değerlendirme notu.

İşe alım kriteri.

Başarı kriteri.

Sol iyiyse sağ tarafa kimse bakmazdı. Çünkü sol taraf akademik başarının göstergesi ve yakın gelecekte girilecek sınavlardaki performansın bir ön bilgisiydi. Böylelikle çocuklarımıza “davranış pek de önemli değil, sen yeterliliğe odaklan” mesajını yüksek sesle vermiş oluyorduk.

Aslında gerçek güç karnenin sağ tarafıydı.

Duvara toslanınca görüldü her şeyde olduğu gibi.

İş ve sosyal yaşamda zaman geçirdikçe aslında karnenin sağ tarafının çok daha önemli olduğu gerçeği keşfedilmeye başlandı.

Tabi ki sol tarafta çok önemli ancak başarının anahtarı olarak sayabileceğimiz “bilgi, beceri ve tutum” üçgeninde beceri ve tutum (karnenin sağ tarafı) noktalarında güçlüysek bilgiye (sol kısım) ulaşabilmek çok daha kolay oluyor.

Aşağıda örnek bir karnenin sağ tarafında yer alan yetkinlikleri ve ilanlarda karşımıza çıkan iş yaşamı beklentilerini özetledim.

Temizlik-Beslenme Alışkanlığı-Öz Bakım (İmaj Yönetimi)

Arkadaşlarıyla Geçinme Becerisi (Etkin İletişim)

Okul Kültürüne Uyum-Kurallara Uyma (Kurum Kültürü)

Bağımsız Olarak İş Yapabilme Gücü (İnisiyatif Alabilme)

Planlı ve Disiplinli Çalışabilme (Planlama ve Organizasyon)

Eşya, Araç ve Gereçleri Dikkatli Kullanma (Ofis Eşyalarını Koruma)

Başkalarıyla Birlikte Çalışabilme (Ekip Çalışması)

Aldığı Görevi Yerine Getirebilme (Sonuç Odaklılık)

Boş Zamanları Değerlendirebilme (İş-Özel Yaşam Dengesi)

Evet şimdilerde tüm işverenler çalışanlarını bu konularda büyük bütçelerle eğitim almasını temine çalışıyorlar. Önceleri iş yaşamında çok sayıda yönetici hep “karnenin sol tarafını” önemsemişlerdi. Ve ‘karnenin sağ tarafı’ yani ‘hâl ve gidişte’ zaten herkes iyidir diye varsaydılar. Bu nedenle hep hayat bilgisine, matematiğe, fen bilgisine baktılar. Sonra öğrendiler ki, pek öyle değilmiş.”

“Halbuki ‘hâl ve gidişi’ iyi olmayıp, matematiği iyi olanlar, çok tehlikeli bir grupmuş. Bunun önemini geç de olsa anladılar. ‘Hâl ve gidişe’ bakmak gerektiğini öğrendiler.”

Karnenin sol tarafında yer alan yeterlilikle ilgili derslerdeki başarıyı değerlendirirken gösterdiğimiz özeni karnenin sağında yer alan; davranış, tutum, duyarlılık, uyum, dayanışma, dürüstlük, açıklık gibi değerlerin değerlendirilmesinde göstermediğimiz için şimdilerde sıkıntılar yaşıyor ve çelişkiye şaşırıyoruz. Aslında ne ekersek onu biçiyoruz.

Örneğin, tutum ve davranış bozukluğu içinde olan bir öğrenciye “geçer” davranış notu verdiğimizde, çocuğun ya da gencin bilinçaltına ya “davranış pek de önemli değil, sen yeterliliğe odaklan” ya da “sen sorunlu birisin ama ben bunu görmezden geliyorum, sana kıyak çekiyorum, seni kolluyorum” şeklinde bir mesaj vermiş oluyoruz. Bu, bir öğrenim hayatı boyunca yinelenerek pekişiyor. Bu genç büyüdüğünde, moral/ahlaki değerleri pek de önemsemiyor. Ondan sonra başlıyoruz sormaya; nüfusunun yüzde bilmem kaçı Müslüman, çoğunluğu dindar olan, ilkokuldan başlayarak liseyi bitirene kadar sürekli din kültürü dersi alan bu toplumda, nasıl bu kadar yolsuzluk, adam kayırma, kollama, diğerini ötekileştirme, baskı, yıldırma, zor kullanma ve hatta cinayetler olabiliyor? İşte bu yüzden oluyor, karnenin sağ tarafını baştan savdığımız için.

Karnenin sol tarafında yer alan her dersten tam not almak insanın yaratılış doğasına aykırıdır. Allah her insanı farklı zihinsel ve duygusal meziyetlerde yaratmıştır. Her çocuk her dersten başarılı olamaz. Kimisi resimde kimisi matematikte kimisi kimyada kimisi müzikte kimisi bir başka alanda başarılı olur. Doğru bakış açımız çocuğumuzun kabiliyetli olduğu alanlarda elde ettiği başarı ya da yetersizliklere odaklanmak olmalıdır. 

            Karnenin sağ tarafında durum buradan farklıdır.

Her insan doğduğunda tertemizdir. Yaşam süreçleri ve eğitim süreçleri sonunda davranışları iyiye ya da kötüye evrilir. Asıl önem verilmesi gereken karnenin bu tarafı olmalıdır. Buradaki davranışlarını herkes yüz puan yapabilir. Çünkü burası zihinsel yeterlilikle değil eğitimle ve çevreyle şekillenir. Karnenin sol tarafı çok başarılı ancak sağ tarafı zayıf olan nice insanlar yaşam sürecinde kendini, ailesini ve toplumu mutsuz etmekte, hayat imtihanında başarısız olmaktadır.

Özetle, iş ve sosyal yaşamda başarının anahtarının karnenin sağ tarafı olduğu anlaşıldı.

Sınıf geçmede, ödül almada, karnenin sağ tarafının en az sol tarafı kadar önemli olacak bir ölçme ve değerlendirme anlayışına bir an önce dönmeliyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedret Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.