RAMAZAN-İNANÇ VE DİN

Din ve toplum ilişkilerinin belirleyici aktörü “dindar” karakteridir. Genel olarak “dinine bağlı kimse” olarak tanımlanan dindar kavramı, bireyin din ile kurduğu ilişkiyi ifade etmektedir. Toplumsal dünyanın bir parçası olarak dindar karakteri ve dindarlık olgusu, anlaşılmak ve açıklanmaya ihtiyaç duyan bir özellik göstermektedir.  Ramazan dindarlığı, din ve toplumsal zamanın birlikte işlev görmesiyle ortaya çıkmaktadır. Hayatın önemli bir belirleyeni olarak zaman, dindarlığın biçimlenmesinde rol oynamaktadır. Dolayısıyla İslam dininin temel ibadetlerinden oruç pratiğinin gerçekleştirildiği zaman dilimi olarak Ramazan ayı, farklı bir dindarlık türünün oluşmasına imkân vermektedir. Ramazan dindarlığının temel unsurlarını ise “oruç, teravih namazı, fitre, mukabele, itikâf ve bayram” gibi ibadet formları meydana getirmektedir. Bilmemiz gerekir ki Allah’a kulluk, yalnız O’na ibadet etmekle değil, hem ibadet hem de emir ve yasaklarına itaatle gerçekleşir. Çünkü Allah, yalnız ibadet ilâhı değildir. Bunun içindir ki İslâm “lâ ilâhe illallah” ile başlar, “iyyâke na‘büdü” ile yürürlüğe girer. Kuran’da birçok yerde Allah’a kulluk emredilir. Çünkü insanları, bütün emirlerine itaatte kul etme hakkı ancak O’nundur. Zaten Allah da insanları bunun için yaratmıştır. Çünkü Bir’e kul olmayan bine kul olur; Allah’a kullukta yücelik ve hürlük, kula kullukta ise esaret ve küçülme vardır. Seyyid Kutub, tefsirinde; “Öyle bir zaman gelir ki insanlar, Allah’ı sözde inkâr etmeyebilir, O’na ibadeti de terk etmezler ama o ibadeti ya birine gösteriş olarak yaparlar, ya helal ve haramı (serbestlik ve yasakları) tayin ve ilanda, başkalarının İslâm’a aykırı emirlerine istekle itaat ederler ya da İslâm’a aykırı olarak bir kimseye sığınmak ve ondan bir paye elde etmek isterler ki bu durumda onları rab kabul etmiş, onlara tapmış ve kulluk etmiş olurlar. Böylece ‘müslümaım’ dedikleri halde Allah korusun şirke düşerler.” der. “İslâm öncesi Arap müşrikleri de ideolojileri yönünden Allah’ı inkâr etmiyorlar fakat O’nun, hayatlarında hükümleri geçerli olan Rab olmasını kabul etmiyorlardı. İşte Allah’a Rab, Malik (Hükümran) ve tek İlâh olarak inanmamak şirk olur.”. Bu mübarek ayın kul hakkı, yetim hakkı, her türlü şirk, gıybet, fesat, iftira, ihtiras, kin, nefret gibi maddi ve manevi günahlardan arınmamıza, başta Filistin, Gazze, Suriye, Arakan, Doğu Türkistan olmak üzere tüm mazlum ve masum kardeşlerimizin özgürlüklerine ve vatanlarına kavuşmasına, Türk ve İslam dünyası başta olmak üzere tüm dünyaya barış ve huzur gelmesine, vahşet, zulüm ve azgınlıkların sona ermesine,  tüm dünyaya adalet ve evrensel hukuk değerlerinin yerleşmesine,  ebedi yurdumuz olan ahiret yanında geçici dünya hayatının nokta kadar bir hükmü olmadığını anlamamıza,  ölümün ve büyük hesabın bize sandığımızdan çok daha yakın olduğunu çok geç olmadan idrak etmemize,  büyük hesap gününe üzerimizde hiç kimsenin kul hakkı olmadan gitmemiz için çevremizdeki herkesle helalleşmemize vesile olmasını Yüce Allah’tan (cc) niyaz ederim. Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her kişi, özel duruma bağlı oruç tutma(hastalık v.b) olmadıkça oruç tutmakla yükümlüdür. İbadetlerle yükümlü olmamakla birlikte, ergenlik yaşına gelmeyen çocuklar da alıştırılmak ve ısındırılmak maksadıyla namaz ve oruca teşvik edilir. Oruç başladığın da çevremizde çokça gördüğümüz bazı insanların oruç tutmadıkları ve oruç tutmadıklarının nedenini soran insanlara çeşitli bahaneler uydurduklarına şahit oluyoruz bu durum kişinin inancından ve imanın derecesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür durumlara fazlaca takılmayalım çünkü bu insanların kendilerini ilgilendirir. Mübarek Ramazan ayında, paylaşmanın ve yardımlaşmanın değerini bir kez daha hatırlayalım. Bu mübarek ay, hayatımıza yeni bir başlangıç,  kalbimize huzur, evimize bereket getirsin. Tüm günleriniz, Ramazan'ın bu güzel atmosferiyle aydınlansın. Allah. Oruçlarınızı kabul etsin.  Sevdiklerinizle birlikte huzurlu ve bereketli bir günleri geçirmenizi dilerim." Hayırlı Ramazanlar. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüsamettin Aksungur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.