MİLLİYETÇİLİĞİN MADDİ KAZANCI!

Ticari kurumlar ve müteşebbisler kar elde etmek amaçlı vardır.
Gerek ülke içerisinde gerekse ülke dışına da genişleyerek kazançlarını yükseltmeye çalışırlar.
Ticari kurum veya müteşebbislerin kuruluş amaçlarında da, amaçların ruhunda da bu vardır.

STK'ların amacını geçen ki yazımda da belirtmiş ve özellikle şuna dikkat çekmiştim:
Kanuni zorunluluk gereği;
Gerek kurumsal, gerekse kişisel anlamda ister maddi, makam-şöhret kazanç sağlama amacı taşımaz, taşıyamaz!
Gelirleri ise uyruklu aidatları ve bağışlardır.

Bu, kanuni zorunluluk olduğu için özellikle Federasyon ve Konfederasyonların; STK’ların, kanunun arkasından dolanarak ticari kurumlaştığını, STK yetkili ve üyelerinin STK içinde müteşebbisleştiğini üzülerek izliyoruz.

Yöntem basit:

STK'nın içine işadamlarının olduĝu bölüm oluşturuluyor, başlarına bir de başkan atanıyor, STK’nın amacında gözükmeyen sadece işadamlarının birbirleriyle kaynaşması şeklinde pembe olarak gösterilliyor oldu bitti.

Bu tür ticari kolu bulunan STK'lara katılan iş insanları da bu tür maddi hesap içerisinde, bu STK'larda ne kadar güçlü olduklarını belirtmek için iş insanlarının kazanabilecekleri menfaatleri doğrudan veya dolaylı söylenerek reklamlarını yapmaktan da geri kalmıyorlar.

Üye olan kişiler birbirleriyle milliyetçilik duygularının verdiği etkileşimle özellikle de diğer Türk Devletleri'yle de bağlarını, bağlantılarını kurup, güçlendirip; bu güçlendirilen bağlar paraya dönüştürülüyor.

İş insanların birbirleriyle yardımlaşmak adına kurulan STK'ları kastetmiyorum; adı milliyetçilikten, milliyetçilik adıyla başlayan
STK'larda kar yanı yani parasal kazanç düşünülmesi yanlış;
Milliyetçi üyelerin kurduğu kurumlarda bu tür hem yan kuruluşların olması, hem milli duygunun parayla eşitlenmeye çalışılması, hem de söz konusu para olduğu için kanıksanması yanlış bile değil, ayıp!
Ayrıca kardeş denilen Türk Devletleri vatandaşlarının ucuz işçiliğini kullanmak amaçlı yatırım yapması; milli duyguları ranta çevirmesi, vatan-millet milliyetçilik duygularına tamamıyla ters ve uyumsuz.

Ben bunu, zaten milliyetçi duygulara sahibim; bu milliyetçi duygularımı diğer milliyetçi duygulara sahip olan insanlarla bu milliyetçi duyguları paraya çevireyim düşüncesi ve davranışı olarak sentezliyorum.

Millietçiliĝin bir şekilde ranta dönüştürülmesi her ne kadar yasal olsa da; etik deĝil!

Niye mi?

Çanakkale Savaşı'nda
Hey on beşli on beşli
Tokat yolları taşlı
On beşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı

Ağıtında, Çanakkale Savaşı'na giden bıyığı bile terlememiş çocuklar;

İstanbul Ünüversitesi Tıp Fakültesi'nde okurken, okul bittikten sonra gelecekleri, koltuk makam maddiyat acısından gelecekleri garanti oldukları halde, eğitimlerini bırakıp sınıfça Çanakkale Savaşı'na gidip gelemeyen öğrenciler;

Kurtuluş Savaşı'na gidip gelemeyen, Şehit olan çocuklar;

Sakarya'da, Dumlupınar'da Şehit olup; oracıkta kefensiz mezar taşsız gömülen, hala mezarlarının yerleri bile belli olmayan Şehitlerimiz;

2. Karabağ Savaşı’na gidip dönemeyen daha 18 yaşına basmamış Şehitlerimiz;

Trabzon Maçka İlçesi’nde PKK'lıların yerini gösteren on beş yaşındaki Eren Bülbül, milli duygularla hareket ederken;

Geleceklerini, ticari bağları, arkada bıraktıklarını düşünerek mi hareket etmişler; hem de ölüm diye bir gerçek varken, ölünce bunları nasıl onlara izah edecekler!

Bir benzetme daha yapmama müsade edin;
Milliyetçilik naraları atarak, Vatan tarafındaki Şehit kanına basıp, yanındaki milliyetçilerin yardımıyla ağaç dallarındaki paralara yükselmeye benzetiyorum

Ticaretin, para kazanmanın, geleceklerini ve kendilerinden sonra kalacağının geleceğini garantiyi almanın ne kadarını düşündüklerini; ve yazdıklarımın vicdanen doğruluğunu;
Sizin anlayışınıza bırakarak yazıma son verirken;

Sağlık, huzur diliyor, saygılarımı sunuyorum!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Barın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.