Yaşamın Altın Kuralı

Bu muhteşem 3’lüye dikkat! “Az uyku”, “Az yemek”, “Çok emek”.
Anahtar meraklıları hep bir anahtar arar durur ya, işte üçü bir arada anahtar. Altın meraklıları da bunu “Altın Kural” diye bilsinler. Herkes mutlu mesut olsun.
Niçin az uyku?
Takva için Allah’ı anmak için, onunla dost olmak için gerekli şart az uyku.
Onun gibi dostun varsa ne gam ne keder, o her şeye yetmez mi? Az uykuya değmez mi? Her şeyin mutlak sahibi Rabbin için değil mi yaşamın? Ona değil mi kulluk etmek amacın. O halde uykuyla arana mesafe koy, onunla sıkı fıkı olma, ona teslim hiç olma.
Çünkü, uykuya teslim olmak şeytana teslim olmak değil mi?
Nefisle mücadele bu değil mi?
Haydi kalk.
Diril.
Kıyamda dur.
Ve sonra Kıraat eyle, Kur’an dan ayetler oku.
Rabbin önünde eğil ve secdeye git O’na yaklaş. İşte böyle namazını dosdoğru kıl.
Az uyku için de az yemekte olmazsa olmaz.
Çok yemek zarar, çok uyumak ona kederdir değil mi?
Aslında tokluk hastalığın kaynağı açlık ise en faydalı ilacıdır.
Bunu bilmesine bilir de insan yine de tıksa basa doldurur midesini. Halbuki tokluk aynı zamanda zihnimizin işlemesine de engel olur.
Açlık nefsimizin tutku ve arzularını da dizginleyerek kalbe hayat ve ferahlık verir.
Allah için aç durunca insan kalbinde hikmetten bir kapı açılır.
Kalbe sıkıntı veren 3 şey vardır ki, bunlar çok yemek, çok uyumak ve çok konuşmaktır.
Az yerseniz az uyursunuz, az uyursanız az konuşursunuz.
Açlık, uyanıklık demektir. Ne kadar az yerseniz o kadar uyanık kalırsınız.
Hele haram yiyenlerin hareketleri ve sözleri de harama yönelir.
Ne kadar da çok yemek yiyoruz değil mi?
Aslında vücudumuzun o kadar yemek ihtiyacı yok. Günde 2 öğün yemek sağlıklı vücut için yeterli ve gerekli koşuldur.
Her öğün de de yemek ihtiyacımız 350 gramdan fazla değildir. Siz şimdi şöyle bir hesap edin ve masada oturunca ne kadar yemek yiyorsunuz. Sonra mideniz sürekli fazla mesaide. Böyle yapınca bozmuyor muyuz sistemi?
Organlarımızı gereksiz çalıştırıp yüksek devirde tutuyoruz ve yoruyoruz.
Haddinden fazla çalıştırıyoruz.
Öyle çok yemek yiyen insanın doğal olarak ibadeti de az olur. Zira aşırı yemek bedeni ağırlaşır ve uyku bastırır insanı.
Çok yemek sizi dünyaya çok, ahirete az bağlanmaya sevk eder.
Bedenimiz az yemekle rahat eder, ruhumuz ise az uyumakla.
Aklın rahatı ise az konuşmadadır.
Hadisi şerifte Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.); “İnsan midesi, tıka basa doyurmak için değil, vücuduna ve nesline kuvvet olsun diye az yemek için yaratılmıştır.” “Allah’ın en yakını; ahlakı güzel, karnı aç, kalbi hüzünlü olandır” buyuruyor.
İşte size altın anahtarlar.
Lakin çoğunluk insanlar bu öğütleri hiç dinlemiyor olmalı ki, herkes yiyor yiyor, sonra hastaneler tıka basa dolu.
En kalabalık yerlerin pastaneler ve hastaneler olması sizce bir tesadüf mü?
Yani yemek içmek makul, yani zaruri ihtiyaç kadar olmalı.
Açlığın faydalarına biraz daha bakalım mı?
• Aç duranın basireti açılır.
• Anlayış kabiliyeti artar.
• Aç duranın idraki artar, zekâsı açılır.
• Açlık, kalpte incelik doğurur.
• Az yiyenin içi nurla dolar.
• Açlık şeytanın yolunu tıkar. Hadis-i şerifte, (Şeytan, damardaki kan gibi, vücutta dolaşır, açlık ile yolunu daraltın) buyuruldu.
• Allah, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mümini sever.
Çok yiyip içmek hastalıkların başıdır.
Hastalıkların büyük çoğunluğu aşırı yemekten ileri gelir.
Çok yiyerek kalbini öldürme, şeytanı kendine güldürme!
Çok yemek, organları çok çalıştırıp yıpratır, tedavi için doktor aratır.
Çok yiyen hakikati göremez, haramlardan çekinemez.
Çok yiyende acıma hissi azalır. Arzuları artar, harama dalar.
İşte bu nedenlerle orucun neden önemli bir ibadet olduğunu herhalde daha iyi idrak edebiliriz.
Zira, oruç tutan bünye, adeta bakıma girer, iç organları saran yağlar erir, vücudun zindeliği artar, direnme gücü kazanır, mide, böbrek, şeker, kalp ve karaciğer hastalıklarına karşı mukavemet kazanır.
Oruç tutun sıhhat bulun.

İşte zayi olmayacak emeklerinin karşılığı, Allah ne güzel yoldaştır her anımıza.
İnsanın boşa heba edeceği zamanı yok. Üretmek için bu dünyada. Sevgi üretecek, saygı üretecek. Değer üretecek.
Üretim için zaman üretecek.
Yani bize verilen sınırlı zamanı efektif kullanacağız ki üretim için zaman üretmiş olabilelim.
Yan gelip yatmak yok. Çok emek vereceğiz. Zira, emeksiz yemek yok.
Çalışacağız hem bu dünya için hem ahiretimiz için.
Boşa geçmesin ömrümüz!
Boşa geçmiş öre yaşam denir mi?
Peki vereceğimiz emek ne için? Allah’a iyi bir kul olabilmek ve onun rızasına nail olabilmek için.
İşte bize Kur’an da Rabbimizin ne güzel vaadi:
Fecr Suresi 27,28,29 ve 30. Ayetler
(Allah, şöyle der:) “Ey huzur içinde olan nefis!” “Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!” “(İyi) kullarımın arasına gir.”
“Cennetime gir.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedret Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Nedret Demir - @Cahit Kılıç 05 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ediyorum kıymetli Cahit Ağabeyim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 18:04
02

Kader Yılmaz.. - Yine çok güzel konulara değimişsin, inşallah hepimize ders olsun..Kalemine, yüreğine sağlık Nedret Bey kardeşim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 12:16
03

Nedret Demir - @Kader Yılmaz.. 02 nolu yoruma cevabı: Kader Hanım, Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 23:10
01

Hasan Kayalıdere - Sevgili Nedret kardeşim herzamanki gibi yazılarını zevkle okuyorum.Yazıların gerçekten insanlara doğru yolu göstermesi yönlendirici olması bakımından çokta faydalı aynen devam et kardeşim

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 09 Şubat 10:50
04

Nedret Demir - @Hasan Kayalıdere 01 nolu yoruma cevabı: Çok değerli Hasan Bey,

Sağolun varolun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 23:11