Dijital dünya için "Güneş patlaması" lazım

Birkaç gün önce İngiltere Başbakanı Oliver Dowden halkına duyuru yaparak yakın birkaç ay içinde elektrik ve internet kesintilerinin ola bileceğini ve bu kesintilerin uzun süre devam ede bileceğini aktararak mum, pil gibi gerekli malzemelerden evlerde stok yapılmasını uyardı.
Bu durum sadece Avrupa için mi geçerli diye araştırırken global bir buhranın söz konusu olduğunu anladım. Teknoloji artan hızla geliştikçe insanoğlunun aklına şeytani fikirler de düşüyor maalesef. Salgınlarla, hastalıklarla, virüslerle yıldıramadıkları toplumları bu kez teknolojiyi kötü amaçlarına hizmet ettirmekte çözüm görüp, “tek düzen” bir dünyayı nasıl tez zamanda resmileştire bilirler diye daha fesat tuzaklar planlıyorlar. Maalesef ki, teknoloji gelişmenin de küreselcilerin elinde olup, pis çıkarları için alet konumuna getirildiği kritik süreçten geçiyoruz.
Güneşi kapatmak, Nöron, Starlink gibi projelerin esasında insanları hayattan bıktırarak köle statüsüne düşürmek amacı güttüğünü göre bilmek için bir az dikkatle olan biten güncel olayları incelemek yeterlidir. İngiltere gibi kendisini “batmayan güneş” ülkesi gören bir ülkenin Başbakanı halka elektrik ve dijital aletlerin kesintiye uğraya bileceğini ilan ediyorsa bu hakta derin araştırma yapılmalıdır derim. Ülkemizde bu duyuruyu haberlerden okuyarak ciddiye almayan çok insan vardır, siber saldırılara karşı önleyici yazılımların olduğunu, koruyucu sistem yazılımlarının mevcut olduğunu söyleyeceklerdir. Emin olun ki, hiçbir yazılımla hiçbir bilgimiz güvende değil. Eğer bu gün her kesin telefon numaralarına, sosyal medya hesaplarına kolayca ulaşa bilen bir sistem varsa ki, olduğunu hepimiz biliyoruz. Günümüzde kimse ulaşılmaz değil ve bir insanın telefon, medya bilgilerini kolay ele geçirmek mümkündür. En son çıkan QR kodları aslında birer tehlike kaynağı gibi bilgilerinizi çalma yöntemi ola bilir. QR kodunu okutmakla tüm bilgilerinizi birilerine aktarmış ola biliyorsunuz. İngiltere Başbakanının halka pil, mum, telsiz stoktlayın diyerek uyarıda bulunması olası siber saldırının ön duyurusudur. Dijital paraya geçişi, tek sistemle dijital yaşamı uygulamayı gerçekleştire bilmeleri için önce böyle bir kesinti yaparak insanları yaşamdan bıktırmakla dize getirmeye çalışacaklar. Madem günlerce elektrik kesintisi, internet olmayacak, neden dünya çapında her şeyin dijitale geçilmesi üzerinde ciddi cehtle çalışmalar yapılıyor o zaman?
Toplumları tamamen teslim almak ve istedikleri düzene, kalıba sokmak için bu siber saldırı ile “güneş patlaması” adı altında alt yapı hazırlığı yapıyorlar.
Eğer nakit para tamamen devriyeden kaldırılır ve dijital paraya geçilirse olası her hangi elektrik kesintisi, internet yokluğunda hiçbir alış veriş, ödeme yapamayacağız. Örnek olarak birkaç ay önce Almanya’da Sistem çöktü ve post cihazları çalışmadı. Hastaneden çıkıp acilen ilaç almak isteyen kaç vatandaş cebinde nakit olmadığı için ilaçlarını alamadılar. Amerika’da 2021 yılında hacklenen 210 fabrika siber saldırı ile fabrikanın faaliyeti durdu, fabrikaları tekrar çalıştırmak için fidye ödemek mecburiyetinde kaldılar. Anlaşılan o ki, yakın geleceğimizde sık sık karşılaşa bileceğimiz tehlikeler siber terör olayları olacak.
Peki, devlet seviyesinde bu olası tehlikeleri önlemek için hangi önlemler alınıyor?
Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Sadece devletimize ve yetkililerimize güvenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Son birkaç yıldır ülkemizin üzerine oynanmak istenen oyunları devlet aklımızın bozduğunu gördükçe bu duruma da kalıcı çözüm bulacaklarına inanmak istiyorum. Bir vatandaş olarak kesinlikle dijital paraya, dijital kimliğe geçilmemesini temenni ediyorum. Türk insanının dünyaya hür gelip, hür, bağımsız yaşadığını tüm dünya biliyor. Hiçbir “iklim değişikliği” yasası, hiçbir “tek düzen dünya” sistemi biz Türklere uymaz. Köklü mental yapımız ve aile, mahremiyet gibi kavramlarımız her şeyi mübah gören dünya sistemine uymaz. Yeni dünya tasarımının gerçek hedefi:
-
Cinsiyetsileştirme ,
-
Nakitsizleştirme ,
-
Milliyetsizleştirme,
-
Dinsizleştirme ,
-
Mülkiyetsizleştirme
Olarak toplumu sapkınlığa ve bozgunculuğa sürükleyecek fesat bir dünya düzendir.
Sovyetler kurulduğu sırada Azerbaycan halkı en çok direnç gösteren Türk halkı olarak yüzlerce bürokrasi, zengin bey, ağa kesimi mülkiyetinin Komünist Rusya’ya devredilmesine dayanamayıp kendi kafasına sıktı. Bazıları İran’a , Türkiye’ye muhaciret etti. Bazıları dağlara çıkarak eşkıya hayatı yaşamaya mahkum oldular.
Ama özgür ve bağımsız bir hayata alışkın olan bu insanlar ateist Sovyetlere teslim olmadı.
Günümüzde de böyle bir dijital bağımlılıkla hür yaşantımızı esir almaya çalışırlarsa olacakları düşünmek dahi istemiyorum. Derin devlet aklımıza güvenmek tek tesellim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vüsale Aliyeva - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.