Allah sizi bildiği gibi yapsın (!)

Biri 7 Mart, öbürü 11 Mart 1925 olmak üzere Diyarbakır kapılarına isyancıları ile iki kere dayanıp ikisinde de hükümet kuvvetlerinden şehri alamayan Şeyh Sait’in adı, isyanla ele geçiremediği şehrin caddesine verilmiş.
Nereye?
Serhat şehri Diyarbakır’a!
İsmi verilen adam kim?
Tarihi verileri aktaralım biz hiçbir şey katmayalım:
Birinci Dünya Savaşı boyunca Osmanlı-İngiltere mücadelesinin en sıcak bölgelerinden biriydi. İngiliz istihbaratı, Osmanlı aleyhine pek çok aşireti gerek para ile gerekse siyasi imtiyazlar ve güç teklifleriyle yanına çekmeyi başarmıştı.
Trablus’ta Teşkilat-ı Mahsusa’nın verdiği mücadeleye bakanlar, İttihatçıların Osmanlı’yı kurtarmak için nelere katlandığını anlar. Millî Mücadele’de MM Grubu’nu bilmezsen, Karakol Cemiyeti’nden bihabersen “Ne olmuş caddeye bu isim verilmiş” diyebilirsin (!)
Şeyh Sait olayının gerisinde, İngiliz diplomasisi, onun yanında İngiliz istihbaratı ve misyonları vardı.
Türkiye’de Cumhuriyet yeni kulmuş. Aynı tarih, 1923’te de Şeyh Sait isyanlarının hazırlayıcısı, planlayıcısı, kurgucusu Azadî örgütü kurulmuş.
Cumhuriyetin kuruluş sürecinde İngiltere, Türkiye üzerinde diplomatik baskıyı artırmağa başlamış ve Musul sorununu ele almış, 6 Ağustos 1924 günü sorunun tarafı olan Türkiye’ye danışmadan Milletler Cemiyeti’ne götürmüş. Ve yine şu tesadüfe bakın ki, ertesi gün (7 Ağustos 1924), Nasturiler Hakkâri’de ayaklanıyor.
Bilin bakalım sırada kim var?
Azadî örgütü kurulmuş bu örgütün toplumda karşılığı olan bir isme ihtiyacı olmuştu.
Yani halkı isyana sürükleyecek bir toplumsal lider lazımdı.
Kim olacak bu?
O isim de bulundu: Şeyh Sait Efendi
Sonrası kolaylaştı.
Hilafet kaldırılmış, bir kısım halk bu duruma kinlenmişti. Nereyi kaşırsınız?
İşte tam da bu noktayı!
İngilizlerin sömürgesi olan Hindistan’daki İslam Cemaati Başkanı Ağa Han ve Ali Han, Ankara’daki Mustafa Kemal Paşa’ya bir mektup yazdırıp “Hilafetin kaldırılması iyi değil. Halife Sünni Müslümanların başıdır, imamıdır...” deyiverdiler…
Bu mektup hilafet yanlısı olan dönemin bazı gazeteleri tarafından anında yayınlardı mı?
Tezgâh böyle işleyecekti aynen de böyle yapıldı!
Şeyh Sait ne yaptı? Tam da tezgâhlanan proje gibi işi hilafete getirdi dayadı:
Mustafa Kemal’in halifeliği kaldırdığından, dinin elden gittiğinden, şeriatın hükümlerinden söz etti ve isyana çağırdı. “yolumuz haktır” dedi.
13 Şubat 1925’te başlayan Şeyh Sait ayaklanması, 15 Nisan 1925’te bitti. İki ay sürdü. Sonunda İran’a kaçmak isterken kayınbiraderi Binbaşı İhsan’ın ihbarıyla yakalandı. Yargılandı. İdam edildi.
Bugün ne oldu?
Türkiye Cumhuriyetine kafa tutan isyan başlatan Diyarbakır kapılarına dayanan Şeyh Sait’in ismi Diyarbakır’da bir caddeye verildi…
Benim aklım ve mantığım kabullenemiyor.
Şeyh Sait isyan çıkartmadı mı?
Bu isyanlar sırasında çok sayıda Mehmetçik Şehit edilmedi mi?
Ordu ile karşı karşıya gelmedi mi?
Bütün bunlar tarihsel gerçeği yansıtmıyor da tarih hikâyeden mi oluşuyor?
Yani bu bilgiler afaki mi?
Şeyh Sait aklanmış tertemiz mazisi olan bir isim mi?
Bu nedenle mi ismi Diyarbakır’da Serhat kentinde, kapısına dayanıp alamadığı bu kentin caddesine verildi?
Birisi çıkıp bana bunu anlatmalı!
Ben anlayamıyorum…
Algılayamıyorum (!)
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sosyal medyadan yaptığı açıklamayla çevre yoluna, ‘Şeyh Sait Bulvarı’ isminin verildiğini duyurdu.
Ne yaptı?
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sosyal medyadan yaptığı açıklamayla çevre yoluna, ‘Şeyh Sait Bulvarı’ isminin verildiğini duyurdu.
Vallahi mi?
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sosyal medyadan yaptığı açıklamayla çevre yoluna, ‘Şeyh Sait Bulvarı’ isminin verildiğini duyurdu.
Billahi mi?
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sosyal medyadan yaptığı açıklamayla çevre yoluna, ‘Şeyh Sait Bulvarı’ isminin verildiğini duyurdu.
Size var ya size yazıklar olsun…
Başka bir sözüm yok!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Avcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.