"Meral Ablayı dinliyorum gözlerim kapalı"


İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Türk siyasetinin renkli isimlerinden birisidir.
İYİ Parti’yi kurana kadar geçen süreç içerisinde Meral Akşener’i izlediğim partileri alt alta sıralıyorum…
İlk karşılaştığımız zaman Ankara’da DYP Kadın Kolları Başkanı olarak görev yapıyordu…
Mamak’ta bir toplantısını takip ettim…
O dönemde İHA’da görev yapıyordum…
Doğal olarak DYP ile ilgili toplantıların birçoğunda karşılaştık…
Sonra DYP’den Milletvekili seçildi…
1995 yılında DYP’den Kocaeli Milletvekili olarak Meclise girdi…
Ülkücü bir ailenin kızıydı…
Ailesinin büyük bir bölümü de Ülkücü hareketin içerisinde yer alıyordu. Rahmetlik ağabeyi Kocaeli’nde Ülkücü camianın önder isimlerinden birisi olduğu gibi Ülkü Ocaklı olarak Türkiye genelinde de nam salmıştı.
Milletvekili döneminde de Ankara’da doğal olarak haber takiplerimizde kendisini dinleme fırsatımız oldu…
Merhum Necmettin Erbakan döneminde kurulan koalisyon hükümetinde İçişleri Bakanı olarak görev yaptı…
Siyasette son derece hızlı bir yükseliş trendine girdi…
Bakanlık dönemi de takip etme fırsatı buldum…
DYP’den istifa ettikten sonra MHP’ye katıldı… 2001 yılında artık o MHP saflarına katılmıştı…
Yakın çevresi bu sonuçtan son derece memnundu: Sonuç olarak taş yerinde ağırdı…
2015 yılına kadar yapılan tüm seçimlerde MHP Milletvekili olarak konumu korudu. Bu tarihte MHP Akşener’i Milletvekili adayı göstermedi…
2017’de MHP’den istifa ederek yolunu ayırdı…
Sonra, İYİ Parti’yi kurdu ve Genel Başkan olarak Türk siyaseti yaşamına dönüş yaptı. 2018 seçimlerinde ittifaklar konuşulurken tek başına seçimlere girmeye karar verdi ve Cumhurbaşkanı adayı olarak yarıştı…
Seçimlerin ardından CHP’nin çağrısı üzerine Millet İttifakı içerisinde yer aldı. İYİ Parti Seçime girememe sıkıntısı yaşarken imdadına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yetişti vekil transferi ile bu iş çözüldü…
Sonrasını biliyorsunuz anlatmaya gerek yok…
Parti içi karışıklıklar, Millet ittifakı içinde ve dışında yaşanan gelişmeler…
Buraya not düşüyorum…
Meral Akşener Türk Siyasetinin Meral Ablası siyasetin içerisinde var olmaya devam edecek…
Edecek ama hem kendisinin hem de kurduğu partinin rüştünü ispat etmesi gerekiyor…
Yani sürekli ittifaklar içerisinde kalarak kendisini ve partisini siyasetin ana gözesinden uzak tutması beklediği ivmeyi kazandırmadı…
İYİ Parti bir ittifak içerisinde olacaksa ve sağ kulvarda ayakları yere sağlam basan parti konumuna gelecekse veya şöyle demek daha doğru olacaktır, gelmek istiyorsa kendi gibi düşünen sağ partilerle yol yürümek O’nun için daha iyi olacak…
CHP ile İYİ Parti’nin tek ortak noktası iktidarı değiştirme projesi…
Görüldü ki bu iş tutmuyor…
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sağ seçmenin büyük bir bölümü CHP içinden çıkan bir adaya oy vermedi!
Hoş bu aday İYİ Parti veya diğer partilerden her hangi birinden çıksa veya dışarıdan sağ görüşlü bir aday üzerinde buluşulsa da bu kez CHP seçmeni aynı tavrı alacaklardı…
Akşener’in son dönemde ittifak dışında kalmasının ana nedeni tam da burasıdır…
Yerel seçimlerde seçmenin sonuçları etkileyecek bölümü adaya göre oy kullanır… Yani aday üzerinde doğal bir ittifak oluşur…
Burada zorlama ve dayatma ile “bu adaya oy verin” ittifakları tutmaz…
Seçmen AK Parti’nin gidişatından mutsuz, yarınları için umutsuz mu? Bunun cevabını sandıkta verir?
Muhalefetin gidişatından hoşnut değil mi, başarılı olacağına inanmıyor mu? Bunun da cevabı sandıkta olacaktır…
İYİ Parti bu seçimlere tek başına girerek öyle ya da böyle boyunun ölçüsünü almak ve önüne bakmak zorundadır…
2018 yılında kurulan İYİ Parti kuruluşundan hemen sonra TBMM’ye girme başarısı gösterse de genele bakınca bunun başarı olarak kabul edilmesi son derece yanlış olacaktır…
İYİ Parti bir genel veya yerel seçimi tek başına kendi gücü ile yaşamalı ve sonuçlarını görmelidir…
İşte o zaman ayağı yere basacak kendisine yol haritası çıkartma olanağını bulacaktır…
CHP’ye gelince;
Yolu bellidir…
Sol bir Parti’nin sürekli sağ partiler ile flört halinde olması, partiyi ekseninden kaydırması ne kadar doğrudur?
Sol Parti’nin kendi kanadında ittifaklar yaparak güçlenmesi gerekir…
Seçmen sağ parti ile ilgili bir tercih yapacaksa AK Parti birinci önceliği, MHP yine kendi kulvarında
Seçmen kitlesini muhafaza ediyor…
CHP değişim derken kendisini yeniden değiştirmeli ve eksenine dönüş yapmalıdır…
Demokrasilerde seçim kazanılır kaybedilir…
Kaybedilen seçimlerden dersler çıkartılır…
CHP ittifak içinde de dışında bunu gördü! Ama ders çıkartmadı…
İttifaklara sarılarak günü kurtarmak yerine ayaklarını yere basarak yanlışlıklarını doğrularını görmek CHP’ye iyi gelecektir…
Seçimi kazanmakta kaybetmekte dünyanın sonu değildir…
Tekrar İYİ Parti’ye dönelim:
Meral Akşener’e tek eleştirim şudur:
Madem bu kadar rahatsızdınız, madem maskeli bir oyundu, madem kumar masasıydı falandı filandı neden bu kadar direndiniz?
Neden bırakıp gitmediniz?
Bırakıp gittikten sonra neden masaya döndünüz?
Siz bunu söylerken partinizde ittifakla karar alamıyorsunuz…
Oy birliği değil, oy çokluğu ile hareket ediyorsunuz…
Sonuç olarak Genel Başkanlığınızı da tartışılır noktaya getiriyorsunuz…
Benim tanıdığım Meral Abla çizgisinden uzaklaşıyorsunuz…
Haksız mıyım?
Mesele ittifaklar meselesi değil ki mesele sizin aynada net görüntü vermeniz veya verebilmeniz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Avcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mavi Marmara Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mavi Marmara Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Mavi Marmara Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mavi Marmara Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.